Ağustos 17, 2014

(thisivyhouse gönderdi)

Ağustos 16, 2014
masumcetin:

BELİRSİZLİKLER
IV.
biz size matematiği verdik. hesaplayın ve bilin diye. yakamozları oluşturan ışığın kaygısını, ayın geceyle buluşmasındaki gizi, gecenin tırmandığı kayalıkların sessizliğini…ama yanlış hesapladınız. her halk gibi yanlışınızı kutsadınız. çizmelerinizden tüten buhardan anlaşılıyordu az önce aşağıdan geldiğiniz. gerçi elleriniz derinlikten yapılmıştı. zaman zaman boşlukta kaybolup gitmeleri bundandı. pişmanlık içinde dönüp gelmeleri de. çarşıdaki dükkanların tentelerinden sızan yağmura benziyordu alınlarınızdaki ter. ayrılık kokuyordunuz. umulmadık bir zaman. bahçedeki taşların yuvası. salyangozun yolu. kök.

deyin ki: beklenen bir yolcunun gecikmesiyle kaygıya dönüşmüş mutluluk mu yüzümüzdeki? sıcak bir ekmek taşıyan el gibi acıya katlanmaktan hoşnut bir ses mi kulaklarımızdaki? sokaklarımızı diklemesine kesen akşam ışıkları içinde geçip giden yağmur mu? yoksa sorulmuş bir sorunun yanlış karşılığı mı bu kimsenin ilgilenmediği adamların söyledikleri? kuş ve çiçek resimleri çizmek için gerilmiş kumaş gibi, nereye kadar açacağız avuçlarımızı?
biz size matematiği verdik. hesaplayın ve bilin.
V.
yola çıkarken kapattığın kapının kederini unutma. evden uzaklaşırken, arkandan bakakalan pencerelerin sessizliğini de. tekrar düşün, her şeyi aldın mı yanına? vazodaki kurumuş nergislerin geçmişini, sokağa uzanmış balkonun merakını, buğday vermeyi unuttuğun iki kumrunun hüznünü, halının ucuna düşen güneşte ters dönmüş terliğin çabasını, aynanın önünde açık bırakılmış tırnak makasının çaresizliğini, sabah kahvaltısında hiç dokunulmamış ayva reçeli tabağının düşkırıklığını, yves bonnefoy’nun şiirlerindeki karanlığı.
doğru, insan yola çıkarken mutlaka bir şeyleri unutur. örneğin “hoşçakal” sözcüğünün önüne eklemeyi tasarladığı sözcüğü, yolda yemek için sepetten aldığı elmayı, akşamdan bu yana mırıldandığı şarkıyı…
yola çıkarken ayrıldığın kentin adını unut. anısını asla!
Salih Bolat, Atların Uykusu (Belirsizlikler IV-V ) s.76-77
Fotoğraf: Ş e n g a l.
Yezidi kardeşlerim! Şengal’in adı da anısı da yüreğimin taa en derininde.


Metin Kemal Kahraman - Göç

masumcetin:

BELİRSİZLİKLER

IV.

biz size matematiği verdik. hesaplayın ve bilin diye. yakamozları oluşturan ışığın kaygısını, ayın geceyle buluşmasındaki gizi, gecenin tırmandığı kayalıkların sessizliğini…ama yanlış hesapladınız. her halk gibi yanlışınızı kutsadınız. çizmelerinizden tüten buhardan anlaşılıyordu az önce aşağıdan geldiğiniz. gerçi elleriniz derinlikten yapılmıştı. zaman zaman boşlukta kaybolup gitmeleri bundandı. pişmanlık içinde dönüp gelmeleri de. çarşıdaki dükkanların tentelerinden sızan yağmura benziyordu alınlarınızdaki ter. ayrılık kokuyordunuz. umulmadık bir zaman. bahçedeki taşların yuvası. salyangozun yolu. kök.

deyin ki: beklenen bir yolcunun gecikmesiyle kaygıya dönüşmüş mutluluk mu yüzümüzdeki? sıcak bir ekmek taşıyan el gibi acıya katlanmaktan hoşnut bir ses mi kulaklarımızdaki? sokaklarımızı diklemesine kesen akşam ışıkları içinde geçip giden yağmur mu? yoksa sorulmuş bir sorunun yanlış karşılığı mı bu kimsenin ilgilenmediği adamların söyledikleri? kuş ve çiçek resimleri çizmek için gerilmiş kumaş gibi, nereye kadar açacağız avuçlarımızı?

biz size matematiği verdik. hesaplayın ve bilin.

V.

yola çıkarken kapattığın kapının kederini unutma. evden uzaklaşırken, arkandan bakakalan pencerelerin sessizliğini de. tekrar düşün, her şeyi aldın mı yanına? vazodaki kurumuş nergislerin geçmişini, sokağa uzanmış balkonun merakını, buğday vermeyi unuttuğun iki kumrunun hüznünü, halının ucuna düşen güneşte ters dönmüş terliğin çabasını, aynanın önünde açık bırakılmış tırnak makasının çaresizliğini, sabah kahvaltısında hiç dokunulmamış ayva reçeli tabağının düşkırıklığını, yves bonnefoy’nun şiirlerindeki karanlığı.

doğru, insan yola çıkarken mutlaka bir şeyleri unutur. örneğin “hoşçakal” sözcüğünün önüne eklemeyi tasarladığı sözcüğü, yolda yemek için sepetten aldığı elmayı, akşamdan bu yana mırıldandığı şarkıyı…

yola çıkarken ayrıldığın kentin adını unut. anısını asla!

Salih Bolat, Atların Uykusu (Belirsizlikler IV-V ) s.76-77

  • Fotoğraf: Ş e n g a l.
Yezidi kardeşlerim! Şengal’in adı da anısı da yüreğimin taa en derininde.

Ağustos 12, 2014

(Kaynak: wallflowerbloom, heaveninawildflower gönderdi)

Ağustos 12, 2014
mudwerks:

(via Southern Style: 1940 | Shorpy Historical Photo Archive)

mudwerks:

(via Southern Style: 1940 | Shorpy Historical Photo Archive)

(brucknercito gönderdi)

Ağustos 5, 2014
afroui:

Stella Sidiropoulou

afroui:

Stella Sidiropoulou

(thisivyhouse gönderdi)

Ağustos 5, 2014

cl-productions:

"Liebesleid" - Fritz Kreisler, played by Perlman

Ağustos 4, 2014
bungalowclassic:

 

bungalowclassic:

 

(Kaynak: myiphonewallpaper)

Ağustos 3, 2014

(Kaynak: vestidoslindosatelier, doorswindowsgates gönderdi)

Ağustos 2, 2014
yes-iamredeemed:

japaneseflowergarden.tumblr.com

yes-iamredeemed:

japaneseflowergarden.tumblr.com

(heaveninawildflower gönderdi)

Ağustos 2, 2014

(Kaynak: brucknercito)

Tumblr'da beğenilen gönderiler: Daha fazla beğenilen gönderi »